Astana; 1 Mayıs Halkların Birliği Günü

Kazakistan’da 1 Mayıs “ Halkların Birliği Günü” olarak kutlanıyor. Bu yıl da yüzden fazla etnik unsur ve farklı inanca bağlı grup Astana’da düzenlenen törenlerde bir araya geldi.

Yazı ve fotoğraf: İlker Gürer

Astana’da bulunduğum iki haftalık süre boyunca oldukça ilginç tecrübelerim oldu. Ziyaretime denk gelen 1 Mayıs İşçi Bayramı Günü’nü Kazakistan’ın başkentinde yaşamak, kutlamalara katılmak beni öncesinde heyecanlandırmıştı. Dünya emekçileri için bu önemli günün Kazakistan’da “Halkların Birliği Günü” olarak kutlandığını öğrendiğimde ise heyecanım daha da artmıştı. Çünkü Kazakistan’da 120’den fazla etnik grup yaşıyordu. Dolayısıyla törenlerin, kutlamaların daha renkli, coşkulu ve birlik beraberlik içinde geçeceği hayali bile heyecanlanmama yetiyordu. Kazakistan’da 1 Mayıs önceden 1992’den 1995 yılına kadar “Bahar ve İşçi Günü” ismiyle kutlanmıştı. 1995 yılında Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev tarafından “Halkımızın ruhu, bağımsızlığın ilk gününden beri takip ettiğimiz politikanın temeli: hoşgörü ve dostluktur” düsturu ile çıkarılan bir kararname ile 1 Mayıs “Halkların Birlik Günü” olarak ilan edildi. Hem farklı etnik kökene hem de farklı inançlara mensup halkın birliği farklılıklara saygı ve eşitlik çerçevesinde bu günde özel kılındı.

 Kazakistan bağımsızlığını 25 Aralık 1991’de ilan etmişti. İlk önce başkent Almatı idi. Altı yıl sonra da ülkenin merkezini, anlamı başkent olan Astana’ya taşıdılar. Yeni yapılarla, yüksek kulelerle, plazalarla kenti imar ettiler. Astana, ülkenin dünyaya açılan yeni ve modern yüzü olarak tasarlandı. Bozkırın ortasında kurulmaya başlayan şehrin ihtişamlı hükümet binaları, mermer sarayları ve geniş bulvarları, Orta Asya steplerinin çehresini değiştirmişti. Birbirini 90 derecelik açıyla kesen düzgün planlanmış caddeler özellikle dikkat çekiyordu. Doğu ve batıyı içinde barındıran değerlerle de ön plana çıkan kente 1999’da UNESCO tarafından “Barış Şehri” unvanı bile verildi.

Kazak Eli Meydanı’nda 1 Mayıs’ı “Halkların Birliği” olarak kutlamak için toplanan halk, ülkede yaşayan yüzlerce etnik azınlık temsilcisinin kurduğu çadırlardaki sofralarda türlü ulusal yemeklerden tattı. Çeşitli kültür ve spor etkinlikleriyle başlayan kutlamada halkın katılımıyla yarışmalar düzenlendi. Güreş, halat çekme, taş kaldırma gibi ulusal spor müsabakaları gerçekleştirildi. Meydanda kurulan sahnede yerel müzisyenler konserler verirken etnik azınlıklar ulusal dans gösterileri sergiledi. Yeni ve görkemli yapılarla bezeli kentin ortasında gün boyu süren etkinliklere tanık olduğum vakitler ben de kendimi birlik olan halkların ortasında buldum. Asya’nın ortasında çevresi steplerle çevrili ihtişamlı kent bu anlamlı günü farklı kültür ve mezheplerle birlikte kutladılar.