Kaş; Likya Güzeli

Batıda Kınık, kuzeyde Gömbe beldeleri ve doğuda Üçağız’a giden yol üzerindeki Kılıçlı köyü arasında kalan üçgen, aşağı yukarı Kaş sınırları içinde kalan bölgeyi tanımlıyor. Bu üçgen aynı zamanda Akdeniz’in en zengin antik kültürlerinden ‘Işık Ülkesi’ Likya’nın da merkeziydi.

Devamını Oku

Evliya Çelebi’nin İzinde; Manisa

İzmir’den çıktıktan sonra dik bir yamaca tırmanmaya başlayan asfalt, Sabuncubel Geçidi’ne yaklaşırken ormana daldı. Kıvrıla büküle gitmeye başladık. Manisa’ya varana kadar kâh seyrelen kâh sıklaşan ağaçlar arasında yol aldık. Sağımızda solumuzda irili ufaklı yerleşimler vardı. Efsanelerin dağı Spil’in, 1200 metrelik zirvesine yükselirken eteklerinde bıraktığı vadi yolundan gidiyorduk.

Devamını Oku

Dalmaçya; Cennetten Bir Yer

Eşi benzeri olmayan kıyıların, yeşilden maviye dönen denizin, sayısız adanın, ortaçağ mimarisine sahip kentlerin yer aldığı bir bölge Dalmaçya. Adına, daha önce Adriyatik Denizi anlatılarında sıklıkla denk gelmiştim. Yolculuk öncesi belleğimde oluşan çağrışımlarda korsan hikâyeleri, Venedik meselleri, denizden kuşatılan yüksek ve korunaklı surların yer aldığı sahneler canlanmıştı.

Devamını Oku

Kutsal Şehir Hierapolis

Kalsiyum karbonata bürünmüş yamaçlar bakir dağ buzulları gibi ışıldıyor. Deprem çatlaklarından sızan suyun ılgın sürekliliği gerçekliği zorlayan güzellikteki havuzların birinden diğerine dökülüyor, saf beyaz yumurtalarını etrafa saçarak her yemişin çiçek verdiği bir ovada son buluyor.

Devamını Oku

Kapıdağ Yarımadası

Kapıdağ Yarımadası’nın iç kısımlarında, sık ağaçlarla kaplı ormanlarında Kirazlı Manastır’ı arıyoruz. Burası, 1895’te inşa edilen, bugüne sadece yüksek duvarlarının kaldığı bir manastır. Yağmur sonrası kaygan ve çamurlu yolların yanı sıra hangi tarafı işaret ettiğine karar veremediğimiz tabelalar, çatallanan ve tabelasız yollar, birbirini tutmayan tarifler, çekmeyen telefonlar kaybolmamız için özenle tasarlanmış sanki.

Devamını Oku

Ağrı’nın Üç Yüzü

Yeryüzündeki bazı dağlar yüksekliğiyle nam salmıştır, bazıları çetinliğiyle, bazıları ise hakkında anlatılan efsanelerle, endamına yazılmış şiirlerle, doruklarına yakılmış şarkılarla. Bazı dağların kendine özgü sesinden, bazılarının ise kuytularındaki perilerden söz edilir. Ağrı Dağı ise hem efsanelerle, hem aşk hikâyeleriyle anılır, zalim hükümdarlara, eteklerinde gezinen yağız atlara, göllerinde yıkanan beyaz kuşlara dair masallar anlatılır.

Devamını Oku

Evliya Çelebi’nin İzinde; Tire

İki körfezi birbirine bağlayan yol, İzmir’den çıkar çıkmaz ferah bir ovada güneye doğru ilerleyerek Belevi’ye girdi. Buradan batıya dönülürse Kuşadası Körfezi’ne, doğuya sapılırsa Küçük Menderes havzasına gidiliyordu. Ben doğuya döndüm. Otobanda başlayan yolculuk Belevi’den itibaren tek şeritli düzgün bir yolda, tarlalar arasında sürüyordu. Ben de ancak o zaman Ege’nin o bildik kokusunu almaya başladım.

Devamını Oku