İstanbul’un Manevi Dünyası

İstanbul, maddi ve manevi iklimiyle, her daim çok yönlü bir dünya şehri olma vasfını taşımıştır. Bu tarihi payitaht ve başşehir, aynı zamanda devasa bir “asitane”dir; tarikatların merkezi dergâhı gibidir. Onun için ünlü divan şairi Nedim; “Dergâhları melce-i erbâb-ı recâdır/Câm’îlerinin her biri bir kûh-ı tecelli…” (Dergâhları ihtiyaç sahiplerinin ümit sığınağıdır/ Her bir camisi tecelli etmiş yüce […]

Devamını Oku

Karadağ; Balkanların Cenneti

Dağların ortasında yeşilin içine gizlenmiş köylerin ve Venediklilerden miras kalan kıyıların ülkesidir Karadağ. Tarihin şekillendirdiği kentlerin doğayla uyumu insanı şaşırtır. Nilüferlerin kapladığı el değmemiş göller, derin ve zümrüt yeşili suların aktığı yüksek kanyonlar cenneti andırır…

Devamını Oku

Evliya Çelebi’nin İzinde; Divriği

Fırat, daha Fırat olmadan önce dağların arasından kendi yolunu açarak yeryüzünde dolaşırken bir küçük düzlük bulmuş, ama bu düzlüğü Divriği şehrine bırakarak dar yatağında Çaltı Çayı adıyla akmaya devam etmiş. Çayın iki yanında yükselen dağlardan birine Mengüçlü Kalesi, diğerine Kestigan Kalesi kurulmuş. Tam aralarındaki yüksek bir tepenin üstüne ise kim bilir kaç asırdır kaç türlü […]

Devamını Oku

Abdal Musa; Akdeniz’in Gözcüsü

Anadolu’nun sonsuz hikâyeleriyle yüklü Toros Dağları’nın eteklerindeydim. Eskilerin deyişiyle Akdeniz Yakası’nın Teke Eli’nde. Mavi Akdeniz, karşımda doğuya doğru sıralanan Torosların arkasında kalmıştı. Geride ise Yörük yayları, Beydağları ile birlikte uzayıp giden vadiler ve ovalar bu sıcak haziran ayında birer yeşil vaha gibi duruyorlardı.

Devamını Oku

Karadeniz Ereğlisi “Çelik İle Çilek”

Bak geldi dedim, göğü sarmalayan lale rengine; geldi işte dünyanın sonbaharı. Gece koyulaştırıyor Karadeniz Ereğlisi’ne çıkan orman yolunun yeşilini ve incecik parıldıyor yağmurun ıslattığı sis. Sabah Orhan Veli’nin dizelerini mırıldanan bir güne uyandım: “Güneşli bir günde/ Masmavi göreceğiz Karadeniz’i/… Eki’nin çiçekli bahçeleri/ Rıhtımda kömür taşıyan vagonlarıyla.”

Devamını Oku