Paşa Konağı Oteli

Yaklaşık yüzyıl önce Tevfik Paşa Ailesi’nin konağıydı. Zaman içinde Tevfik Paşa Oteli, ardından da Sadık Akseki Oteli’ne dönüştü. Bu tarihi yapı bugün ise Paşa Konağı adıyla zamana meydan okumayı sürdürüyor.

Yazı: Deniz Çaba / Fotoğraf: Serpil Gönüllü

Elbette yapının eski görkemli günlerinden eser yok; yılların yorgunluğu, tahribatı var üzerinde. Müşteri kitlesi de epey değişmiş. Yapı, İzmir için tarihi ve mimari bir değer ama bugün kişi başına 10 ya da 15 Lira ödeyenlerin kalabildiği, daha ziyade Afrika’dan gelenlerin geçici olarak konakladığı bakımsız bir üçüncü sınıf otel görümünde. Oteller Sokağı olarak anılan 1296. Sokak’ı da içeren bölgedeki önemli yapılardan biri olan Tevfik Paşa Oteli, Anafartalar Caddesi ile 945. Sokak’ın kesiştiği noktada, Hatuniye Meydanı’na egemen bir konumda yükseliyor. Çok yakınında Hatuniye Camii ve Dönertaş Sebili gibi önemli tarihsel referanslar var.

 

Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü’nden Doç. Dr. Emel Kayın’ın “Bir Otel-Üç Zaman: Tevfik Paşa Oteli-Sadık Akseki Oteli-Paşa Konağı Oteli” adlı makalesinden öğrendiğimize göre yapının ilk hali Tevfik Paşa Konağı. Zaman içinde Tevfik Paşa Oteli haline geliyor. Yapının tam olarak hangi tarihte otel kullanımına açıldığı bilinmiyor ama bu dönüşümün aynı bölgedeki Uşakızade Ailesi’ne ait konağın Sadık Bey Oteli olarak işlevlendirilmesi ile eşzamanlı biçimde, yani 20’inci yüzyılın ilk çeyreğinde olduğu düşünülüyor. Kayın’ın yazdığına göre bu dönem, 19’uncu yüzyılda Batılılar ve azınlıkların yoğunlaştığı otel işine, varlıklı ve üst düzey Türklerin girmeye başladığı bir zaman dilimi. 1926 tarihli bir kaynakta “Tevfik Paşa Oteli” ismine rastlanması da zamanlamaya dair görüşü destekliyor.

 

Belediye Reisi Tevfik Paşa

Bölgede otel kullanımının başladığı tarihlerde, birisi İzmir Fırka-ı Askeriye kumandanı Yaveran-ı Hazret-i Şehriyari Birinci Tevfik Paşa, diğeri de 1907 ile 1909 arasında İzmir’in belediye reisliğini yürüten Sükkerizade Tevfik Paşa olmak üzere, iki farklı Tevfik Paşa’dan söz ediliyor. Ancak otele adını veren Tevfik Paşa’nın, belediye reisliği yapmış bulunan ikincisi olma ihtimali daha kuvvetli bir ihtimal olarak görülüyor. Bu dönemde Kemeraltı’nın ana arteri üzerinde Ragıp Paşa, Evliyazade, Hacı Hasan otelleri gibi kent yöneticilerinin adlarını taşıyan başka otellerin de bulunması bu yargıyı güçlendiriyor.