Yaşayan Gökkuşağı Kütüphanesi

25-26 Kasım tarihlerinde, 2016 yılında trafik kazasında kaybettiğimiz LGBTİ aktivisti ve insan hakları savunucusu Boysan Yakar’ın evinde ilk defa ”Yaşayan Gökkuşağı Kütüphanesi” etkinliği düzenlendi.

Yazı ve Fotoğraf: Damla Atak

“Yaşayan Kütüphane” düşüncesi ilk olarak 2000 yılında Danimarka’da ”Şiddeti Durdurun”(Foreningen stop Volden) isimli bir gençlik örgütü tarafından geliştirildi ve 2000 yılındaki Roskilde Festival alanında ilk kütüphane kuruldu. O tarihten bu yana her yıl Avrupa’nın çeşitli ülkelerindeki birçok festivalde devam etti. Türkiye’de ilk yaşayan kütüphane uygulaması ise Toplum Gönüllüleri Vakfı ve Gençlik Çalışmaları Birimi tarafından 2007 yılında Barışarock festivalinde gerçekleştirildi.

Ön yargılarını sayfalarda bırak! Yaşayan Kütüphane, her insanın bir kitap olduğu ve istenen kişi tarafından okunduğu bir kütüphanedir. Burada kitaplar, toplumda ön yargılara ve ayrımcılığa maruz kalan, ötekileştirilen, insan hakları ihlaline uğramış insanlardan oluşmaktadır. Bu kütüphane susmak için değil, kitaplarla konuşmak içindir. Kitaplar ve okuyucular arasında kişisel bir diyalog vardır. Bu diyalogların amacı; insanların birbirlerine karşı olan ön yargılarını yıkmaktır. Boysan’ın evinde gerçekleşen etkinlik, daha önce denenmemiş bir kütüphane modeli ve Türkiye’de ilk defa gerçekleşiyor. Boysan’dan sonra açılan bu evde hak temelli çalışmalar gerçekleşiyor ve hiçbir ayrım gözetmeksizin bütün sivil toplum kuruluşları dâhil herkes faydalanabiliyor.

Gökkuşağı Kütüphanesi, yaşayan kütüphane ile aynı mantık ve çerçevede ilerliyor ancak burada kitap dediğimiz insanlar ön yargıya maruz kalmış LGBTİ+ bireylerdir. Yaşayan kitaplar; HIV+ gey, lezbiyen, trans erkek, trans kadın, interseks, trans seks işçisi, LGBTİ bireyi ve ailesinden oluşuyor. Kütüphaneye gelen okuyucu, kendi ön yargıları ve bilmedikleri ile ilgili konuşmak isteyen 18 ve yaş üstü herkes olabilir. Buradaki amaç hem LGBTİ bireyleri arasında hem de LGBTİ bireyler ve LGBTİ’li olmayan bireyler arasında akılda kalan sorulara ve merak edilenlere karşı cevap bulmak, ön yargıları yıkmaya çalışmak, transfobik ve homofobik söylemleri yok etmek. Ayrıca etkinliğin en güzel taraflarından bir tanesi de okumalardan sonra bazı okuyucuların kendini fark etmesi, kabullenmesi ve öz güven duygusuna sahip olması. Boysan’ın dediği gibi ”Her hak alınmaya, mücadele etmeye değerdir.” Boysan’ın annesi Sema Yakar, Boysan’ın hayatı boyunca savunduğu en önemli ideolojisinin bu olduğunu düşünüyor. Bu sebeple Yaşayan Gökkuşağı Kütüphanesi’nin Boysan’ın evinde gerçekleşmesinin çok büyük bir önemi var.