Koçerler

Fotoğraflar: Hüsamettin Bahçe

Kürtler göçer karşılığında “koçer” veya “koçber” deyimini kullanır. Kürt ve Türk göçebelerinin ortak yönleri olmakla beraber Kürtlerinki farklı yapıya sahiptir. Her iki toplum hayvancılığa dayalı ekonomileri ve hareketli yaşam tarzlarıyla birbirine benzerken kültürel anlamda ayrılır. Ayrıca bazı Türk göçer toplulukları büyükbaş hayvan beslerken Kürtler kesinlikle küçükbaş hayvanlarla geçimlerini temin eder. Nitekim gördüğümüz Şavak, Kejan ve Dudêran göçerlerinin hepsinin koyun ve keçileri vardı. Koyunların çoğu beyazdı ama özellikleri kuzuların ağız, burun ve göz çevresi simsiyahtı. Kürt aşiretleri arasında uzun yıllar araştırma yapmış olan sosyolog Dr. İsmail Beşikçi’ye göre göçebe Kürt aşiretleri, sabit yerleşime ve toprağa bağlı olmadan yalnızca küçükbaş hayvancılıkla uğraşır. Hayvanlara daha iyi otlaklar bulmak için mevsime göre yaylalardan bozkırlara, bozkırlardan yaylalara göçer. Daima çadır hayatı yaşar. Kan akrabalığı ve birlik duygusuyla birbirine bağlanır. Bir reise – öndere bağlanmayı tercih eder. Okuma yazması ve kültür seviyesi düşüktür. Gelenekseldir. Göçebe Kürt aşiretleri, Çingene, göçmen ve Yörüklerle karıştırılmamalıdır. Örneğin Çingenelerde ana hukukuna dayanan aile, göçebe Kürt aşiretlerinde baba hukukuna dayanır. Göçebe Kürt aşiretlerinin belli yazlık kışlık konaklama yerleri var. Kürtlerde aşiret, ortak bir atadan gelen veya geldiğine inanılan, kan akrabalığına dayanan konar – göçer bir toplum olup aynı dili veya lehçeyi konuşan, aynı geleneklere veya ortak kültür vasıflarına sahip, gittikçe büyüyen üçlü organizasyonun son halkasıdır. En alt basamakta aile, sonra kabile yer alır. Her iki organizasyon da kandaşlık ve nesep üzerine temellendirildiği için kabile ve aşiret toplumları soy üzerinde kuruludur. Kürtlerde bu soy, öteki göçebe toplumlarda yani Araplarda, Türklerde, Berberilerde vs olduğu gibi en son kuşaktan geriye doğru şecerelere dayanır. Soyu en eski yani şeceresi en büyük olanlara en şerefli gözüyle bakılır.