Çanakkale; Boğazı Gözlerken

Eceabat İskelesi’nden karşı kıyıya geçerken kentin cılız ışıkları boğazın serin sularına yansıyor. Gecenin son demlerinde kente varır varmaz, sessizliğe bürünmüş kordonda geziniyorum. Kısa kordonda yer alan iki iskele gecenin sakinliğine inat durmadan işliyor.

Devamını Oku

Pamuk; Yerdeki Bulut

İnsanın yeryüzüne gelişini ve gidişini Karacaoğlan’ın türküsünden daha güzel hangi söz özetler bilmiyorum: “Üryan geldim yine üryan giderim.” Genlerinde taşıdıkları dışında her bakımdan çıplak gelir insan dünyaya, sevapsız, günahsız, önyargısız, her bakımdan işlenesi, giydirilip kuşatılası bir “tabula rasa” boş bir levhadır.

Devamını Oku

Gümrü; Arpaçay’ın Öte Yüzü

Devasa bir yapı olan Gümrü Merkez Tren İstasyonu’nun ikinci katındaki salondan kıvrak “doli” ritimleri duyuluyor. Bu geleneksel el davulunun sesine birkaç saniye sonra insanın kanını kaynatan “tar” eşlik etmeye başlıyor. Müzik oldukça tanıdık, bizim Artvin ve Kars yörelerinden aşina olduğumuz Kafkas tınıları.

Devamını Oku

İzol Aşireti

Yıllardır merak ederdim İzol aşiretini. Çünkü konukseverlikleri ve yiğitliklerine dair çok hikâye dinlemiş veya okumuştum. Gelin gibi nazlı giden Fırat suyunun akışına kaptırıp vardım yöreye. Bir selam verdim, bin selam aldım.

Devamını Oku