Karadeniz Ereğlisi “Çelik İle Çilek”

Bak geldi dedim, göğü sarmalayan lale rengine; geldi işte dünyanın sonbaharı. Gece koyulaştırıyor Karadeniz Ereğlisi’ne çıkan orman yolunun yeşilini ve incecik parıldıyor yağmurun ıslattığı sis. Sabah Orhan Veli’nin dizelerini mırıldanan bir güne uyandım: “Güneşli bir günde/ Masmavi göreceğiz Karadeniz’i/… Eki’nin çiçekli bahçeleri/ Rıhtımda kömür taşıyan vagonlarıyla.”

Devamını Oku

Süryani Köylerinin İzinde

Yollar gönüle düşmeye görsün, ayaklar yolunu yordamını bilirmiş. Başka hayatların köküne inmek, ilmek ilmek hikâyeleri anlatıcısından dinlemek, çok katmanlı kentlerin, köylerin esrarını çözmek, hayatın anlamı üzerine evrilmekten nasiplenmek için yollara düşmüşüz. Kendi içimizden geçer gibi, iki ırmak arasında yunar gibi, biraz hatıra, biraz hafıza, biraz coğrafya; işte yollardayız…

Devamını Oku

Evliya Çelebi’nin İzinde; Tekirdağ

Evliya Çelebi, “Deniz kıyısında büyük bir liman olup Mısır’ın, bütün Karadeniz sahillerinin ve Akdeniz’in iskelesidir” dediğine göre Tekirdağ, bugün olduğu gibi 17. yüzyılda da deniz ticaretinin önemli bir merkeziymiş. Dönem, dünyada deniz ulaşımının bütün canlılığıyla sürdüğü, limanları esas alan ticaretin ekonomide büyük ağırlık taşıdığı yıllara rastlıyor.

Devamını Oku

Van; Yukarı Denizin İncisi

Durgun sularında her gün farklı bir yüzünü gösterir Van Gölü. Gündoğumunda, günbatımında, fırtınasında, yağmurunda başkadır… Ama hep sessizdir. Sırları vardır. Suyunun altına sakladığı sırlar. Bunlardan biri çağlar boyu içinde yaşattığı incisidir.

Devamını Oku

Selanik’in Külleri

Selanik çok özel, değerli bir şehir. Çağlar boyunca hep öyle olmuş. Günümüzde de göz kamaştırıyor. İçinde yeşerdiği coğrafyanın konumu ve nitelikleri onu kurulduğundan beri yani 2300 yıldır ihya etmekte. Bu zenginlik ve güzelliğin bedelini dönem dönem büyük acılar çekerek ödediğini biliyoruz ancak insanoğlunun barbarlığı karşısında hiç mahvolmamış kadim bir şehir var mı ki?

Devamını Oku

Dersim Dört Dağ İçinde

Dersim’e gidiyorum, dediğimde, yüzü aydınlandı. “Ziyaretlerimize mum yak bizim için” dedi; “Hızır hakkına, hatıramıza, bahtımıza.” Eliyle kolumu tuttu, “Sulara, göklere, ağırlığımızı çeken yere, ölülerimizi kabul eden katlara, meleklere mum yak…”

Devamını Oku