Taşımalı Eğitim; Ateşin Çocukları

Fotoğraflar: Tijen Burultay

Eğitimin niteliği söz konusu olduğunda ekonomik nedenlerin ön plana çıkması doğru olmakla birlikte tek ölçüt değildir. Çünkü eğitim bireylerin kendi olanakları çerçevesinde değil onlara sunulan imkânlarla kazanılan bir değerdir. Türkiye’nin özellikle doğu coğrafyası bu imkanlar düşünüldüğünde en mahrum yer olarak ön plana çıkıyor. Doğunun da kendi içinde doğusu sayılan Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesi yıl içinde en fazla öğretmenin atandığı ve ayrıldığı bölge olarak biliniyor. Çoğunlukla kadro yetersizliğinden vekâleten görev yapan öğretmenler altyapıdan yoksun köylerde birleştirilmiş sınıflarda eğitim veriyor. Aynı zamanda okulun hem hizmetlisi hem idarecisi hem de sorumlusu oluyorlar. Çocuklar ise kimi zaman taşımalı sistemle kimi zamanda uzun yolları yürüyerek eğitime dâhil olmaya çalışıyorlar. Okuldan artakalan zamanlarında ise ailelerinin işlerine koşup evin geçimine katkıda bulunmak zorunda kalıyorlar. İlk üç dört yıl hayatı, dünyayı, bilimi öğrenmekten çok Türkçeye adapte olmaya çalışıyorlar. Hem öğretmenler hem de öğrenciler için anadil kolaylaştırıcı olacağına mevcut eğitim sisteminden ötürü zorlaştırıcı bir sebep oluyor.