Yasak Hasat “Tütün”

Fotoğraflar: Kasım Gümüş

Tütünün serüveni bir yıl önceki hasatta toplanan tohumların ekilip sedir elde edilmesiyle başlar. Daha sonra toprağın hazırlanması, sedirlerin toprakla buluşturulması, çapalanması, önce dip daha sonra orta ve üst yapraklarının kırılması, yaprakların sarartılması, şişlerle yaprakların ipe dizilmesi gibi zahmetli birçok aşamadan sonra iskelelerde kurumaya bırakılır. İlk yağmurlarla, havanın nemlenmesiyle yumuşayan yapraklar sarı, mor ve siyah olmak üzere üç kalitede ayrılıp demetlenir. Demetler balya yapılarak yaprakların işlendiği atölyelerin tütün kokan,  tozlu havasında tütün emekçileri tarafından doğranıp poşetlenir. Zahmetli bir tarımsal faaliyet olan tütün, yasak kelimesi ile birlikte anılmıştır tarih boyunca. Tütünü 1612’de Genç Osman yasaklamış, IV. Murat yasağı daha şiddetli uygulamıştır. 1980 sonrası küresel politikalardan  payını alarak uygulanan tarım politikaları sonucu, binlerce insanın geçim kaynağı olan tütün kaderine terk edilmiştir. 2000’li yıllarda tütün ekimine kota gelir, daha sonra tekel destekleme alımından vazgeçer ve yakın tarihte tekel fabrikaları kapanır. Yabancı tütün ve sigarasına, pazar yaratma uğruna tütün üreticisi yoksulluğa mahkûm edilir. Dağlık arazi yapısına sahip bölgede (Çelikhan-Bulam bölgesi) ekilebilir alan çok az olduğundan insanlar genellikle 2-3 dönüm ekebilmektedir. Tütün yerine hangi ürün ekilirse ekilsin, tütünden elde edilen geliri elde etmek mümkün olmaz. Bu da insanları yoksulluğa ve göçe zorlar.