Abdal Musa; Akdeniz’in Gözcüsü

Fotoğraflar: Cansu Alkaya

Anadolu, uygarlıkların yanı sıra erenlerin, toplumu aydınlatan, yoluna yoldaş olunan, ışık saçan abdalların, velilerin de diyarıydı. Hacı Bektaş-ı Veli’den sonra Anadolu’nun en büyük ereni Abdal Musa’ydı. Anadolu Selçukları zamanında Horosan ellerinden Buhara diyarlarından Anadolu’ya ışık vermek, ilmi irfanı halkla buluşturmak amacıyla gelen pirler, veliler, ozanlar olmuştu. Bunlardan hiç kuşkusuz en önde geleni yolun eşiği, beşiği, ser çeşmenin piri ve hünkârı Hacı Bektaş-ı Veli’ydi. Abdal Musa da ilmi, çalışkanlığı ve hürmetiyle Hacı Bektaş’ın gözde dervişi olmuştu. Hatta Hacı Bektaş’ın, yanından ayrılmayan, feraseti ve yardım severliği ile bilinen Kadıncık Ana’ya “Beni ararsanız Abdal Musa’da bulun, dört emaneti de O’na teslim edin” diye veraset ettiği söylenir. Kimi kaynaklarda Bektaşiliğin şekillenmesi, büyüyüp gelişmesi ve yaygınlaşmasının Abdal Musa sayesinde olduğu anlatılır. Geçmişte Akdeniz bölgesinde sözü geçen Bektaşiliği bu yakada yayan ve halkın sevgisini kazanan Abdal Musa’nın himmeti ve ona olan bağlılığı bu bölgede devam ediyordu.