Okmeydanı

Fotoğraflar: Yusuf Aslan

Özellikle son elli yıldır sürekli şekilden şekle giren İstanbul’un hazin öykülerinden biridir Okmeydanı. Aslında semtin yakın tarihine bakıldığında ülke sosyolojisini anlatır bize. Gecekondulaşma süreciyle birlikte devlet ile halk arasındaki ilişki biçimleri de dönüşüme uğrar. İlk zamanlar Anadolu’dan gelen insanlar için sadece barınma sorunlarının en kolay çözümü gecekondulardı. Okmeydanı’ndaki gecekondulaşma da 1950lerde köyden kentlere hızlı bir şekilde gerçekleşen göçlerle başlamıştı. Tarihte Okmeydanı, adından da anlaşılacağı gibi ok müsabakalarının yapılması, okçu talimlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla Fatih Sultan Mehmet tarafından kuruldu. Fatih Sultan Mehmet Vakfı’na ait arazilerden oluşan Okmeydanı’nda Balkan Savaşı sonrası yine göçle Manastır’dan gelen Arnavutlar yaşıyordu. Tarıma yatkın Arnavutlar arazileri bostana çevirmiş, mandıralar kurmuştu. 50lerde başlayan göç dalgasıyla da Sivas’ın Hafik ilçesi köylüleri gelmeye başladı Okmeydanı’na. Perşembe Pazarı’ndan Aynalıkavak’a taşınan Çöpçüler Koğuşu’nda çalışan temizlik işçileri Hafiklilerdi o zamanlar. Hafiklileri, Erzincanlılar onları da Giresun Alucralılar izledi. Yapılaşmalara göz yummalar, küçük çapta gecekondu piyasaları, yasal olmayan arazi satışları büyümeye başladı. Yetmişli yıllarda aileleri CHPli olan gençler devrimci oldular. Daha çok Alucralıların ağırlıkta olduğu Piyalepaşa’dan Kulaksız’a doğru bölge ise sağcı kimliğe büründü. Günümüzde ise Okmeydanı politik yapısı ve kentsel dönüşüm projeleriyle gündeme geliyor.