Dolce Vita Roma

Her dönem yeniden doğuşun temsili oldu Roma. Tarihe yön veren rönesansın merkezi sayıldı. Sanat ve kültür, usta ellerin heykellerinde, resimlerinde biçimlendi. Batının efsaneleri Tiber ve Aniane nehirleri arasından yayıldı tüm dünyaya. Aşk çeşmeleri ve sonu gelmeyen eşsiz merdivenleriyle Roma modern dünyanın rüyalarını süslemeye devam ediyor.

Yazı ve fotoğraf: Ufuk Sarışen

Sabaha karşı saat iki. Ağırlıklı olarak öğrencilerin yaşadığı San Lorenzo Mahallesi’nde meydandaki kilisenin önündeki üniversiteli gençler şarap ve bira eşliğinde takılmaya devam ediyorlar. Çoğunluk Sapienza Üniversitesi’nden, ancak aralarında öğrenci olmayan İtalyan ve göçmenler de var. Yüzler birbirine aşina, ara ara uzak gruplar birbirine laf atıyor ve yüksek sesle bağrışıp gülüşüyorlar. Diğer meydanların aksine burada turistlere ve şehir halkına yazılı olmayan bir yasak söz konusu; “kendilerinden olmayanlara yer yok”. İçtiği şarabın şişesini kalabalığın ortasına atıp kıran Giovanni V. gürültülü grubun bir an susmasını sağlıyor, ardından tişörtünü çıkarıp yanındaki kızın suratına fırlatıyor. Giovanni’nin yanına Afrika kökenli bir genç yanaşıyor ve yüksek sesle hafif bir uyuşturucu için pazarlık başlıyor. 2006 yılında İtalya Parlementosu çok tartışılan bir karar ile hafif ve ağır uyuşturucuları ve cezalarını ayırdı. Bunun sonucunda zaten kanunların uygulanmasının en zor olduğu ülkelerden olan İtalya’da uyuşturucu trafiği hızlandı, gençlerin pek korkusu kalmadı, satan da kullanan da rahat gözüküyor.

Aynı saatlerde Fountain Di Travi’de (Türkçe Aşk Çeşmesi ama bunu sadece Türkler kullanıyor) Litvanyalı Monika Zemaityte çeşmenin havuzuna arkasını dönerek elindeki 1’er Euroları suya doğru fırlatıyor. Eurolardan biri en yakın arkadaşı Jurga’nın diğeri de kendi dileğinin gerçekleşmesi için. 3 günlüğüne geldiği Roma’da bu devasa çeşme gene geç saatlere kadar turistleri büyüleyecek. Sabaha doğru da belediye çalışanları çeşmedeki yüzlerce euroyu her gün olduğu gibi suyun içine girerek toplayacak ve tutanakla belediye veznesine teslim edecekler. Mimar Nicola Salvi’nin 18. yüzyıl barok mimari tarzını hayata gecirdiği çeşmede çalınanlardan geriye kalan günlük ortalama 3000 euro Romalı fakirlere dağıtılacak. Monika Zemaityte, 26 metre yüksekliğindeki bu devasa çeşmeyi aydınlatan ışıkların dansı karşısında büyülenmiş durumda. Fellini’nin Dolce Vita’sına (Tatlı Hayat) fon oluşturan bu çeşme 3 günlük tatlı tatilinin son anlarına da fon oluyor. Genç kızın havuza attığı paraya karşılık tuttuğu dilek “bir gün Roma’yı tekrar görebilmek”.

Piazza di Spagna, İspanyol Merdivenleri.

San Lorenzo ve Trevi Rione’de aynı anda yaşanan iki uç ruh hali aslında günümüz Roma’sının da ruh hallerinin yansıması. Bir tarafta 3000 yıllık tarihin oluşturduğu akıl sınırlarını zorlayan mimari mucizelere akan turist yığınları, refah seviyesi üst düzey Romalıların yaşadığı modern konutlar, operaya giden, en iyi restoranlarda akşam yemeklerini yiyen, Velentino, Gucci, Armani gibi markalarını iç çamaşırlarında bile tercih eden hali vakti yerinde olanların yanında; şehir merkezine gelmeye bile mecali olmayan kendi dünyalarında geçim derdine düşmüş, biraz da Roma’nın şaşasına küsmüş olanlar var. Dünya’daki tüm büyük şehirlerde görmeye alışık olduğumuz manzaradan pek farklı değil durum. Roma’nın diğer büyük metropollerden farkı bu durumun üç milenyum boyunca değişmeden devam etmesi. Şehir tarih boyunca çoğu dönemde dünyanın en önemli şehri olmuş, belki son yüzyıllarda geçmişte dünyaya yön veren durumundan uzak ama başka özellikleri ile ön sıralarda. Günümüzün özellikle opera, sinema gibi sanat dalları, müzecilik anlayışı, Akdeniz mutfağı, güçlü sanayi ve finans gücü, ünlü moda markaları, Katolik Hristiyanlığın merkezi konumu ile ön plana çıkan, çeşitli spor dallarında başarıları ile tüm dünyanın takip ettiği bir şehir Roma. Klasik efsanelerdeki intikam peşinde koşan tanrılardan şatafatlı Roma imparatorlarına, rönesansın başlangıcından 20. yüzyıl despot faşizmine uzanan 3000 yıl. İmparatorlar, krallar, papalar ve diktatörlerin yaşadığı bu topraklar şimdi global dünyanın büyük bir ili ama etrafınızda gördüğünüz neredeyse her sokak arasında karşınıza çıkan tarih, sıradan bir şehir olmasına izin vermiyor, en azından Romalılara ayrıcalıklı hissettiriyor.