Bitmeyen Hasat “Çocuk İşçiler”

Fotoğraflar: Servet Dilber

12 Haziran tarihi, 2002 yılında Birleşmiş Milletler tarafından “Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü” olarak ilan edildi. Dünyada gittikçe artan çocuk işçiliğine karşı farkındalık yaratmak ve çocuk işçiliğine engel olmak amaçlandı. Türkiye’de resmi olmayan rakamlara göre 950 binden fazla çocuk işçi bulunuyor. Bu sayının yarıdan fazlası tarım sektöründe çalışıyor. Çadırlarda ve derme çatma yapılarda barınıyorlar. Bütün gün çalışıyor, akşam bir sofra başında toplanıyorlar. Bütün gün işlemesi gereken elleri kimi zaman pamuğa kimi zaman kiraza kimi zaman çapaya kimi zaman fındığa değiyor. Mevsim mevsim değişiyor ellerine değenler. Oysa yaşadıkları muhtemelen hep aynı: Çalışmak için gidilen yeni coğrafyada barınmak, hayatta kalmak için çalışmak, çocukları oradaki okula göndermenin bir yolunu bulmak. Çocuklar bebekken başlıyorlar bu yolculuğa. Tarlaların bitişiğindeki çadırlarda doğuyor, emekliyor, yürüyor ve sonunda yine aynı tarlalarda çalışmaya başlıyorlar. Önce yan işlere koşturuyorlar. Tarlada ya da bahçede fiilen çalışmasalar da su taşıyor, çadırda kalıp eşyaları gözetliyor, yemek yapıp bulaşık yıkıyor, temizlik yapıyorlar. Tabi şehirden şehre göç etmek zorunda kalırken yakalandıkları hastalıklar, yaşadıkları kazalar da cabası. Onların hızla büyümeleri, erişkin olmaları isteniyor. Öyle ki bazısı 9, bazısı 11 yaşında “ücret” almaya başlıyor. Kanunen 15 yaşını doldurmadan çalıştırılmaları yasak olsa da bu engel olmuyor. Çünkü görülmüyorlar. Ya da daha doğrusu görülmek istenmiyorlar.