Karacadağ

Fotoğraflar: Umut Kaçar

Karacadağ, 1200 yıldan beri İran ve Irak’taki Kürt aşiretlerinin Anadolu’ya yayılmasında dağıtım bölgesi oldu, temel konak işlevi gördü. Ona dair Kürtçe bir özdeyiş var: Çiya Qerejdağ e, diben çiyaye (Karacadağ, derler ki dağdır). Çünkü koni biçimli olmayan, yavaş yavaş yükselen sönmüş bir yanardağ bu. İçini boşaltıp ölmüş, taş doğurup taşlaşmış ama ölü haliyle bile tekmil çevresine Diyarbakır, Mardin, Urfa ve Antep’e can vermiş; yaşam tarzlarını belirlemiş. Üfürdüğü, savurduğu kara taşlardan şehirler, kasabalar ve köyler kurulmuş. Bölgede göçebe ve yarı göçebe olarak yaşamlarını sürdüren Koçer Kürt Aşiretlerinin havalar ısınınca yaylalarına çıktığı Karacadağ’da geleneksel bir hayat sürüyor. Kıl çadırların altında kadınlar gündelik işlerini yaparken erkekler yaylalarda sürülerini otlatıyorlar. Geven, pişik geveni, safran, düğünçiçeği, kenger, yılanyastığı, papatya, kandamlası ve sütleğen gibi bitkilerin görüldüğü dağ birçok canlıya da yuva oluyor.