Kıraç

Fotoğraflar: Yusuf Aslan

Geçmişte İstanbul’un  özellikle muhacir yerleşkesi olarak bilinegelen Kıraç bir dönem belediye bir dönem de belde haline getirilip 2008 yılında Esenyurt ilçesinin mahallesine dönüştürüldü. Kıraç, 1980 yılından sonra yaşanan büyük göçler nedeniyle Yugoslavya, Bulgaristan ve Yunanistan’dan gelip yerleşenlerin yanı sıra, Türkiye’nin doğusundan ve Karadeniz bölgesinden göç edenlerin çoğunlukta olduğu bir yerleşkeydi. Turgut Özal zamanında Bulgaristan’dan gelen göçmenlerin yerleştirildiği mahalle, 1980’lerden sonraki göç dalgası ile birlikte daha karışık bir sosyal yapıya büründü. Anadolu’nun farklı illerinden göç edenler İstanbul’un merkezine uzak olmasına rağmen buralara yerleşti. Çevresindeki fabrikalar ve iş sahası bunun en büyük nedeniydi. Çarpık kentleşmenin en uç örneklerinden sayılabilecek mahalle, hala tam olarak çözülememiş alt yapı sorunları ile karşı karşıya. İstanbul’da yaşayıp kentin hiçbir nimetinden faydalanamayan mahalle, sanki unutulmuş ve kaderine terk edilmiş durumda. Farklı semtlerden toplanan sokak hayvanları da geceleri, kente uzak olan Kıraç Mahallesi’nin çevresindeki boş alanlara bırakılıyor. Sinema, tiyatro ya da başka bir sanat faaliyeti yok. İstanbul’un dibine kurulmuş bir taşra kenti gibi. Bu mahallede asla İstanbul’da yaşıyorsunuz izlenimine kapılamazsınız. Yakın zamanda İstanbul’un ‘dönüşüm’ projeleri çerçevesinde Kıraç ve çevresi de bundan nasibini almaya başladı.