Çeşme

Fotoğraflar: Servet Dilber

Çeşme Yarımadası, Ege Denizi’ne doğru dal budak salarak uzanan muhteşem bir doğal anıta benzer. Kendisi de daha küçük pek çok yarımadadan oluşur ve o yarımadalar kollarını açmış pırıl pırıl suları kucaklayan çeşit çeşit koylara, güzellikleriyle yarışan boy boy plajlara dönüşür. İdari bakımdan Çeşme ilçesi sınırları içinde kalan bu eşsiz yarımadanın üzerinde, eskiden köy dediğimiz dokuz mahalle ya da belediyenin turizm kampanyası için kullandığı deyişiyle “dokuz durak” bulunur. En eski gemicilerin dilinde küçük liman diye adlandırılmış olsa da Türk egemenliği ile birlikte çevredeki kaynak sularının bolluğundan yörenin ismi Çeşme kalmıştır. Son derece korunaklı bir limana sahip antik kent Erythrai’nin Mısır, Kıbrıs ve batı ülkeleri ile ilişki kurduğu ve ticaretini geliştirdiği bilinir. Antik kent kalıntılarıyla iç içe yaşayan Ildırı köyü antik çağda 12 Ion birliğinden olan Erythrai’nin şimdiki yüzüdür. Bölgede tarım her ne kadar önemli bir gelir kaynağı olsa da turizm faaliyetlerinin çokluğundan dolayı bu tarım faaliyetleri daha çok ikinci planda kalmıştır. Yarımadanın tüm kıyıları; kumsalları, termal kaynakları, temiz ve farklı kıyılarda alternatif sıcaklıklara sahip denizi, farklı rüzgârlara kapalı koyları turizm açısından bölgeyi ön planda tutmuştur.