İstanbul; Sonsuz Dans

Fotoğraflar: Umut Kaçar

İstanbul’un hareketli gecelerinde Latin Amerika gecelerini andıran “milonga”lar düzenleniyor.  Milonga düzenine uygun sıralanmış masalarda oturanların sohbeti, kalbi yumuşatan ve marşa benzeyen müzikle yavaşça kesiliyor. Ve konuklar çift halinde dansa kalkıyor. Milonga, daha çok insanların tango yapmak için bir araya geldiği etkinlik olarak biliniyor. Müzik bazen hızlanıyor, bazen de ağır aksak devam ediyor. Giyim, kuşam ve makyaj ise dansın olmazlarından. Amaç güzelleşmenin ötesinde içinde hareketi barındıran dansın ruhuna hazır hale gelmek ve dansın ritmiyle bütünleşmek. Milonga, go-go girl, geleneksel oyunlar ve çağdaş kurgulardaki asıl amaç anlatıyı sözle değil hareketle ifade etmek. Bir nevi var oluş alanı dans. Sanatta her şey mubahtır. “Yapılamaz, yakışmaz” denen ne varsa, söz konusu olan  yapılabilir. Yirminci yüzyılın ortalarından sonra, diğer bütün sanat alanlarında olduğu gibi dans da postmodern etkilerden nasibini aldı; insanı insan yapan tüm dürtüler özgürleştirildi. Artık dans da bu özgürlüğün bir dili haline geldi; yaratıcı dans, çağdaş dans gibi yeni yaklaşımlar ortaya çıktı.