Evliya Çelebi’nin İzinde; Manisa

İzmir’den çıktıktan sonra dik bir yamaca tırmanmaya başlayan asfalt, Sabuncubel Geçidi’ne yaklaşırken ormana daldı. Kıvrıla büküle gitmeye başladık. Manisa’ya varana kadar kâh seyrelen kâh sıklaşan ağaçlar arasında yol aldık. Sağımızda solumuzda irili ufaklı yerleşimler vardı. Efsanelerin dağı Spil’in, 1200 metrelik zirvesine yükselirken eteklerinde bıraktığı vadi yolundan gidiyorduk.

Devamını Oku

Evliya Çelebi’nin İzinde; Tire

İki körfezi birbirine bağlayan yol, İzmir’den çıkar çıkmaz ferah bir ovada güneye doğru ilerleyerek Belevi’ye girdi. Buradan batıya dönülürse Kuşadası Körfezi’ne, doğuya sapılırsa Küçük Menderes havzasına gidiliyordu. Ben doğuya döndüm. Otobanda başlayan yolculuk Belevi’den itibaren tek şeritli düzgün bir yolda, tarlalar arasında sürüyordu. Ben de ancak o zaman Ege’nin o bildik kokusunu almaya başladım.

Devamını Oku

Evliya Çelebi’nin İzinde; Divriği

Fırat, daha Fırat olmadan önce dağların arasından kendi yolunu açarak yeryüzünde dolaşırken bir küçük düzlük bulmuş, ama bu düzlüğü Divriği şehrine bırakarak dar yatağında Çaltı Çayı adıyla akmaya devam etmiş. Çayın iki yanında yükselen dağlardan birine Mengüçlü Kalesi, diğerine Kestigan Kalesi kurulmuş. Tam aralarındaki yüksek bir tepenin üstüne ise kim bilir kaç asırdır kaç türlü […]

Devamını Oku

Evliya Çelebi’nin İzinde; Tekirdağ

Evliya Çelebi, “Deniz kıyısında büyük bir liman olup Mısır’ın, bütün Karadeniz sahillerinin ve Akdeniz’in iskelesidir” dediğine göre Tekirdağ, bugün olduğu gibi 17. yüzyılda da deniz ticaretinin önemli bir merkeziymiş. Dönem, dünyada deniz ulaşımının bütün canlılığıyla sürdüğü, limanları esas alan ticaretin ekonomide büyük ağırlık taşıdığı yıllara rastlıyor.

Devamını Oku